Kategori: Uncategorized

Güreş Bahisleri Nasıl Oynanır ve Oranları Nasıldır

Bahis Sektöründe Güreşin Yeri

Bazı sporlar, popüler sporların gölgesinde kaldıkları için bahis oynanma oranları da düşük olabilir. Tabi ki bunda bahis oynanacak olan sporun sürekli olması da oldukça önemlidir. Örneğin dünya üzerinde hemen hemen her gün bir futbol karşılaşması oynanmaktadır. Bu bakımdan futbol üzerine oynanan bahisler de fazla olacaktır.

Süreklilik içermeyen spor müsabakalarının başında da güreş gelir. Güreş ata sporumuz olmasına karşın, hem yorucu hem de yüksek kondüsyon ve iyi bir hazırlık gerektirdiği için sıklıkla yapılması mümkün değildir. Bu yüzde güreş üzerine bahis oynama oranları da düşüktür. Bununla birlikte güreş müsabakaları bir çok bahis sitesinde yer almaz.

Günümüzde güreş müsabakalarının en çok düzenlendiği ve üzerine bahis oynandığı  ülkelerin başında Amerika gelmektedir. Amerika’ya özgü bir güreş türü olan ve Amerika genelinde birbirinden bağımsız bir çok federasyonu bulunan Amerikan Güreşi üzerine oynanan bahisler çok fazladır. Bu müsabakaların sıklıkla olması, dünya genelinde insanların Amerikan Güreşine ilgi duymaları, bahis sitelerinde de Amerikan Güreşi bahislerinin yer almasına sebebiyet vermiştir. Ancak pek çok insan da bu müsabakaların kurmaca olduklarını ve galiplerinin önceden belirlendiğini düşündükleri için bahis oynamaya imtina etmektedirler.

Güreş Bahisleri

Ülkemizde güreş üzerine bahis oynamak için ise çeşitli özel şampiyonaları ve olimpiyatları beklemek gerekmekte. Türkiye Güreş Federasyonunun organizasyonlarında da bahis oynamak mümkündür. Güreş üzerine oynanan bahisler, galibiyet üzerine, misli ve handikap olmak üzere üç türdür. Bu yüzden çok fazla karışık değildir. Ancak, uzun süreli turnuvalarda, turnuvanın galibi, ilk üç sırayı alacak sporcuları tahmin etmek gibi çeşitli bahis oyunları açılmaktadır.

Eğer güreş müsabakaları üzerine bahis oynamak istiyorsanız çeşitli özel turnuvaları beklemeniz gerekmekte. Güreşe ilgi duyan insanlar zaten bu turnuvalar başlamadan önce nasıl bahis oynayacaklarını akıllarında şekillendirmeye başlıyorlar. İlgili olmayanlar da kullandıkları bahis sitelerine girdiklerinde yaklaşan güreş müsabakaları ile ilgili olan haberleri göreceklerdir.

Güreş Bahis Siteleri Hakkında Bilgiler
Güreş Bahis Siteleri Hakkında Bilgiler

Güreş bahisleri oynamak için güreşçilerin sıkı bir takibe alınması gerekmekte. Yakında sakatlık yaşamış güreşçiler ya da uzun zamandır galip gelen güreşçilerin formları değerlendirilip ona göre bahis oynamak mümkün olmaktadır. Güreş müsabakasında karşılaşacak iki rakibin daha önce birbirleriyle ve diğer güreşçilerle yaptıkları karşılaşmalar da bahis oynayacak insanlara bir fikir verecektir. Ancak bu noktada işin yine şans odaklı olduğunu da unutmamak gerekmekte. Eldeki istatistik verilen üzerinde ne kadar çalışılırsa çalışılsın, şans faktörü olmadığı anda hiçbir istatistiki veri geçerlilik kazanmıyor. Bir başka değişle istatistiki veri hiçbir zaman kesin bilgiler sunmaz.

Güreş Canlı Bahisleri Nasıl Oynanır

Güreş için de diğer bütün bahislerde olduğu gibi canlı bahis oynamak mümkündür. Müsabakanın başlama saatine yakın bahis oynayarak ve müsabaka devam ederken açılan bahis seçenekleri üzerinden bahis oynayarak kazanmanız mümkün olabiliyor. Güreş müsabakaları diğer müsabakalara göre daha kısa sürdüğü için kazanma ve kaybetme süreleri de kısa olmakta. Bu yüzden güreş müsabakaları bazı bahis severler için kaybettikleri paraları kısa sürede kazanma aracı olarak tercih edilmekte. Ancak böyle bir mantık her zaman için daha çok kaybettiren bir mantık olacaktır.

Güreş bahisleri oynamadan önce, bahis oranları üzerinden yola çıkıp bir tahminde bulunmak her zaman için doğru bir yöntem değil. Çoğu zaman bahis oranları sizi yanıltabilir. Her spor alanında olduğu gibi güreş için de bahis oynamadan önce müsabakaya katılacak sporcular hakkında bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Bilgi sahibi olmak elbette size bahisi kazandırmaz ancak kazanma yolunda önemli bir adım atarak, bilinçli bir şekilde bahis oynamanıza olanak sağlar. Bilinçli oynamak bahsinizin yarısının tutması anlamına gelmektedir.

 

Olimpiyatlarda Güreş Müsabakaları ve Yarışmaları

Güreş Olimpiyatları

Güreş, dünya üzerinde olimpiyat oyunlarıyla özdeşleşen bir spor dalıdır. 1896 yılından beri Olimpiyat oyunlarında yer alan güreş müsabakalarının hep kendine has bir seyirci kitlesi olmuştur. Hatta Olimpiyat oyunlarına sadece güreş müsabakalarını izlemek için giden insanlar da vardır.

1896 Yaz Olimpiyatlarında güreş sadece Greko-Romen stilinde yapıldı. Bunun sebebi ise o zamanlar henüz serbest stilin olmamasıydı. Serbest stil ise 1920’lerde ortaya çıkan bir güreş stili oldu. İlk yaz olimpiyatları olması sebebiyle bu olimpiyatlardaki güreş müsabakaları 4 milletten 5 sporcu ile yapıldı. Almanya birinci, Yunanistan ise ikinci oldu. Bu olimpiyata dair en ilginç not ise o zamanlar madalya verilmesi gibi bir olay olmadığı için bu sporcuların madalyaları ilerleyen dönemlerde Ulusal Olimpiyat Komitesi tarafından geriye dönük olarak verildi.

Yıllar içinde güreşin cazibesi bu sporu olimpiyat oyunları içerisinde tutmaya yetti. Ancak yakın tarihte, olimpiyat oyunlarını daha cazip hale getirmek isteyen bazı insanlar tarafından güreş müsabakalarının 2020 olimpiyat oyunlarından çıkartılmasına karar verildi. Bunun en büyük sebebi ise 2012 yılında düzenlenen olimpiyatlarda güreş müsabakalarının yeterince ilgi görmemesi ve televizyon yayınlarının reytinglerinin oldukça düşük olması gösterilmişti. Bununla birlikte çıkarılan güreş müsabakalarının yerine Beyzbol ve Softbol gibi oyunların dahil edilmesi gündeme geldi. Bu sayede özellikle Amerika’da oldukça büyük bir takipçi kitlesi olan Beyzbol sporunun, sahip olduğu bu kitlenin olimpiyatlara çekilmesi hedeflendi.

Ancak bunun bir hata olduğu çok geçmeden anlaşıldı. Çünkü güreş sporu olimpiyatlardan çıkarılsa dahi yerine alınacak olan Beyzbol, daha önce 1996 yılında yine aynı mantık gösterilerek olimpiyatlara dahil edilmiş ancak hemen sonrasındaki olimpiyat oyunlarından çıkarılmıştı.

Güreş Müsabakaları Hakkında Bilgiler

Güreş müsabakalarından olimpiyat oyunlarının çıkarılması konusunda ısrarcı bir tavır sergileyen dönemin Ulusal Olimpiyat Komitesi İcra Kurulu bu kararını açıkladıktan sonra FILA başkanı Raphael Bartinelli başkanlıktan istifa ettiğini açıkladı. Bu olay dünyada da geniş yankı  buldu. Bulgaristan güreş milli takın antrenörü açlık grevine başladı. Bazı eski güreşçiler ise tepki olarak kazandıkları madalyalarını iade ettiler. İlerleyen zamanda bu hatasını kabul eden Ulusal Olimpiyat Komitesi, güreş müsabakalarının 2020 olimpiyatlarında yer alacağını açıkladı.

Ünlü Türk Güreşçiler

Ünlü Türk Güreşçiler Kimlerdir?

Türkiye, resmi olarak uluslararası güreş müsabakalarına ilk katıldığı yıldan beri yetiştirdiği başarılı güreşçiler ile dünya kamuoyunun her zaman dikkatini çekmiştir. Ülkemizin uluslararası düzeyde güreş sporunda bu kadar başarılı olmasının en önemli sebebi ise güreşin ata sporumuz olması itibariyle yetiştirilen sporcuların disiplinli bir programla çalıştırılması geliyor.

Uluslararası müsabakalara katıldığımız ilk tarih olan 1923’den beri yaklaşık 150 farklı Türk güreşçi ülkemize çeşitli madalyalar kazandırmışlardır. Ünlü Türk güreşçiler arasında en çok kalanlardan bir tanesi de Yaşar Doğu’dur.

1913 yılında Samsun’da doğan Yaşar Doğu, 1946-1951 yılları arasında adını Dünya güreş tarihine altın harflerle yazdırmıştır. 1946 Dünya Şampiyonası, 1947 Avrupa Şampiyonası, 1948 Yaz Olimpiyatları, 1949 Avrupa Şampiyonası ve 1951 Dünya Şampiyonasında Altın Madalya kazanarak ülkemizin adını Güreş sporunda sağlamlaştırmıştır. Yaşar Doğu 48 yaşında kalp krizinden hayatını kaybetmiştir.

Mahmut Atalay da en az Yaşar Doğu kadar ülkemizi en iyi şekilde temsil etmiş güreşçilerimiz arasındadır. 1968 Yaz Olimpiyatlarında Altın madalya kazanmıştır. Ancak daha önemlisi aynı yıl FILA tarafından Dünyanın En Teknik Güreşçisi unvanını almıştır. Kendine özgü geliştirdiği bir çok teknik olan Mahmut Atalay 2004 yılında vefat etmiştir.

Celal Atik de Türkiye’nin yetiştirdiği önemli güreşçiler arasındadır. 1946 Stockholm, 1948 Londra, 1949 İstanbul ve 1951 Helsinki’de Altın Madalya kazanmıştır. Bu madalyaların dışında pek çok da gümüş ve bronz madalya sahibidir. Celal Atik 1979 yılında vefat etmiştir.

Hamza Yerlikaya Kimdir?

Yakın zaman güreşçilerimizin en önemlilerinden bir tanesi de Hamza Yerlikaya’dır. 1993-2006 yılları arasında Dünya ve Avrupa Şampiyonalarında toplamda 14 altın madalya kazanmıştır. Bununla birlikte pek çok gümüş ve bronz madalya sahibidir. 2012 yılında Güreş Federasyonu Başkanı seçilmiştir. Şu anda hale Cumhurbaşkanı  baş danışmanı olarak görevine devam etmektedir.

Türk Güreşi için umut vaad eden isimlerden bir tanesi de Rıza Kayaalp. Avrupa Şampiyonalarında toplamda 12 Altın madalya kazanmıştır. Dünya Şampiyonalarında ise 3 altın, 2 gümüş ve 2 de bronz madalya kazanmıştır. Rıza Kayaalp şu anda Türk güreşinin dünyadaki 1 numaralı temsilcisi olarak gösterilmektedir. Henüz 27 yaşında olmasına rağmen pek çok başarıya imza atmıştır.

Türkiye Güreş Federasyonu

Türkiye Güreş Federasyonu Ne Zaman Kuruldu?

Ata sporumuz olan güreşin, ülkemizde faaliyet göstermesi Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar dayanmaktadır. 1922 yılında kurulan Türkiye İdman Cemiyeti Vakfı, günümüz güreş federasyonununda içinde bulunduğu bir oluşumdu. Bu oluşum bünyesinde güreşle birlikte halter ve boks federasyonları da bulunuyordu. Türkiye Güreş Federasyonu kuruluşu bilgilerini açıklamaya devam ediyoruz.

Türkiye İdman Cemiyeti bünyesinde kurulan güreş federasyonu, kuruluşunun hemen ardından 1923 yılında FILA’ya yani Uluslararası Elit Amatör Federasyonuna üye olmuştur. FILA hala varlığını sürdürmektedir. Bu kadar genç bir federasyonun bünyesinde bulundurduğu güreşçiler 1924 yılında düzenlenen Paris olimpiyat oyunlarında gösterdikleri başarılar ile dünyanın dikkatini çekmeyi başarmışlardır. Paris olimpiyat oyunları sırasında güreş milli takımı antrenörü olan Macar Rqol Peter sonraki yıllarda ülkemizde minder güreşinin kurucusu olmuştur.

1935 yılında henüz 10. Yılını yeni doldurmuş bir federasyonun güreşçileri ilk kez katıldıkları Balkan Şampiyonasında takım halinde 1. olmuşlardır. Bu başarı yükselen Türk güreşinin dünyanın diğer ülkeleri tarafından korkuyla ve çekinerek izlenmesine sebep olmuştur. Dönemin güçlü güreşçileri düzenlenen bu balkan şampiyonasında yenilmekten kurtulamamışlardır.

1938 yılında Estonya’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonasında Çoban Mehmet 3. olmuştur. Bu derece Avrupa’da kazandığımız ilk derecedir.

Türkiyede Güreşin Yeri ve Yarışmalar
Türkiyede Güreşin Yeri ve Yarışmalar

Güreş Federasyonu Ligleri ve Müsabakaları

Günümüzde Güreş Federasyonu’na bağlı olarak pek çok lig mevcuttur. Bu ligler, Süper 1. ve 2. Lig, 1. Lig Serbest Güreş, 1. Lig Greko-Romen Güreş, 2. Lig Büyükler Serbest, 2. Lig Büyükler Greko-Romen, Yıldızlar 1. Lig, Yıldızlar 2. Lig, Minikler 1. Lig ve Minikler 2. Lig’dir. Bu liglerde müsabakalara katılan her güreşçinin bağlı bulunduğu bir kulüp olmak zordundır. Yani ilk bakışta güreşçi tek başına bir müsabakada yer alıyor görünse de aslında takımı adına yarışmaktadır.

Türkiye Milli Güreş Takımı

Türkiye Güreş Federasyonuna bağlı üç adet Türkiye Milli Güreş Takımı mevcuttur. Bu milli takımlar Serbest, Greko-Romen ve Kadınlar olmak üzere birbirlerinden ayrılırlar. Son yıllarda dünya ve Avrupa şampiyonalarında Rıza Kayaalp, Metehan Başar, Atakan Yüksel, Taha Akgül, Selçuk Çebi, Aslan Atem, Soner Demirtaş, Evin Demirhan, Yakup Gör, Yunus Özel, Cenk İldem  ve Yasemin Adar ülkemizi başarı ile temsil edip, ülkemize altın, gümüş ve bronz madalyalar kazandırmışlardır.

Güreşin Tarihi Gelişimi ve Tarihteki Yeri

Güreş Tarihi

Güreşin ne zaman ve nerede başladığıyla ilgili dünya üzerinde üç farklı yerde somut bilgilere ulaşılmıştır. Bundan binlerce yıl önce özellikle Mısır, Ege ve Orta Asya’da çeşitli çizimler bulunmuştur. Bu çizimlerde birbirlerine güç gösterisinde bulunan insan figürleri yer almaktadır. Mısır dolaylarında bulunan çizimler dikkatlice incelendiğinde eki Mısır uygarlığında güreş sporunun bugünkü kurallara yakın bir şekilde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sitemizde sizlere güreşin tarihi hakkında detaylı bilgileri vereceğiz.

Bununla birlikte geçmiş uygarlıklardan günümüze gelen çeşitli araç gereçlerin üzerinde de güreşle ilgili çizimler olduğu belirlenmiştir. Bu çizimlerde güreşin bir spor olarak yapıldığı da ortada bulunan hakemden anlaşılmaktadır. Bu verilerden yola çıkarak güreşin tarihi bir spor olarak yapılmasının milattan önce 500’lü yıllara dayandığı söylenebilir.

Güreş sporu, bazı ülkelerdeki evrim sürecinde kurallarından saparak başka sporların doğmasında etkili olmuştur. Örneğin Japonya’da milattan önce 23. yüzyılda başladığı belirlenen güreş sporunun yıllar içinde judoya dönüştüğü ortaya çıkmıştır.

Güreş Kuralları Nelerdir

Güreşin kuralları ilk ortaya çıktığı dönemden günümüze gelene kadar çok fazla değişikliğe uğramamıştır. Sadece yakın geçmişte bazı yeni kurallar sporcu sağlığını ve seyir zevkini arttırmak amacıyla eklenmiştir.İlk Dünya Güreş Şampiyonası 1898 yılında Paris’te düzenlenmiştir. Ülkemizden Kara Ahmet ve Koca Yusuf bu şampiyonaya katılmışlardır.

1908 yılından itibaren güreş sporu olimpiyat oyunlarının resmi sporlarından bir tanesi olarak kabul edilmiştir. Bundan 10 yıl sonra ise serbest ve Greko-Romen olarak iki farklı stile ayrılmıştır.

Güreş Sporu Tarihi
Güreş Sporu Tarihi

Güreş sporunun en önemli yanlarından bir tanesi ise geçmişte güreş sporuyla ciddi anlamda ilgilenen ülkelerin kendilerine ait güreş tarzlarının olmasıdır. Ülkemizde yağlı güreşleri, Japonya’da Sumo Güreşi, Moğolistan’da Moğol Güreşi, Hindistan’da Pehlwani ve Meksika’da Luch Libre bu güreş tarzlarının arasındadır. Yağlı güreşler Türkler tarafından 1400’lü yıllardan beri yapılmakta. İlk başlarda ilkbaharın gelişini karşılamak için açık çimenlik alanlarda yapılan yağlı güreş, daha sonraları bir gelenek halini almış ve günümüze de aynı şekilde gelmiştir.

Ata sporumuz olarak bilinen güreş sporunda, geçmişe ait pek çok başarımız bulunmaktadır. 1948 yılından günümüze pek çok Türk güreşçi Olimpiyat ve Dünya şampiyonalarında hiç de kolay olmayan başarılara imza atmışlardır.